Turkey
G2'nun HUNTER'ına SORDUK!
Here is the English version of our interview with huNter-

Editör ve analistimiz Bünyamin “Benja” Bektaş, G2’nun 24 yaşındaki oyuncusu Nemanja “huNter-” Kovač ile gerçekleştirdiği röportajda, Sırp oyuncunun Counter-Strike’a başlama serüvenini, kuzeni NiKo ile ilişkisini, takımının son durumunu ve daha birçok konuyu ele aldı.


Counter-Strike’la nasıl tanıştığını sorarak başlayalım.

Ben de herkes gibi 1.6 döneminde başladım. Annem ve babamın internet kafesi vardı, ben de arkadaşlarımla oynamayı denedim. Küçükken, yani 9-10 yaşımdayken, herkes iyi olabileceğimi gördü ve ben de arada oynadım.

13-14 yıl önce CS’in bugünkü halini alacağını, bir sürü turnuvanın olacağını, dünyayı dolaşacağını ve bir iş olacağını bilmiyordum.

Profesyonel oyuncu olabileceğini ne zaman düşünmeye başladın? Ve ne zaman oldun? Kariyerinin dönüm noktası neydi?

CS:GO’yu başlarda oynamadım. Kuzenim NiKo mousesports’a transfer olduğunda beni aradı ve onunla Bosna Hersek’te yerel bir turnuvada oynamamı istedi. Ve bende iyi bir şeyler gördü ve dedi ki: “Oynamaya çalışalım, sen iyi olabilirsin, 1.6’da da iyiydin.” Ve tabii ki, biz kardeş gibiydik, birbirimizi hemen hemen her konuda dinlerdik. Bu yüzden bir bilgisayar aldım ve oynamaya başladım.

2017’de ilk takımımızla anlattığımızda profesyonel bir oyuncu oldum diyebilirim (bu benim eski Sırp takımımdı). Önceden iNation gibi takımlarda oynamıştık ama bize maaş ödeyecek takım arıyorduk. Bu maaşla tam zamanlı oyuna odaklanıp, üniversite veya başka işlerle meşgul olmamayı hedefliyorduk.

Kariyerimin tam olarak dönüm noktası neydi hatırlamıyorum. Tek bildiğim şey, başarıya ulaşmak için en başından beri, varımı yoğumu ortaya koydum. Çok çalışıyordum çünkü CS’i seviyordum ve ayrıca NiKo gibi öğrenebileceğim bir figür vardı ve bu kariyerimde önemli bir faktördü.

Counter-Strike’a odaklanmaya başladığında annen ve baban destek oldu mu?

Küçükken 1.6 oynadığımda beni çok desteklediler. Ama tabii ki, son 2-3 yılda ve şu anda olduğu gibi değildi bu destek. Onlar da benim gibi 10 yıl önce Counter-Strike’ın hayatım ve işim olacağını bilmiyordu. Üniversiteye gidiyordum, yarı profesyonel futbol oynuyordum, ama Counter-Strike her zaman hayatımdaydı. Küçükken onların desteğine sahiptim ve bu her şeyin en önemli parçasıydı, hem NiKo için, hem de benim için. İkimiz de ebeveynlerimizden devasa destek aldık.

Kuzenin NiKo ile karşılaştırıldığında nasıl hissediyorsun?

Tabii ki müthiş hissediyorum ama bence hala karşılaştırılamayız. Biraz bile onun kadar olabilmem için kariyerimde daha çok şey başarmalıyım. Sadece kuzenim olduğu için söylemiyorum ama bence o, ZywOo ile birlikte dünyanın en iyi oyuncusu. Sadece biraz zamana ihtiyacı var ve bunu tekrar gösterecek.

Dil bariyerini görmezden gelirsek, CS:GO’daki hayal kadron nedir?

CS:GO’ya başladığımda, ana hedefim tekrar NiKo ile oynamak ve birlikte kupalar kazanmaktı. Bu hala ana hedefim ve kadrodaki diğer oyuncular önemli değil. Sadece onunla oynamak istiyorum çünkü birbirimize oyun içinde çok yardım edebiliriz ve birbirimizi anlıyoruz.

Ama tabii ki bir gün tam Balkan bir kadroda kendi dilimizi konuşmayı ve NiKo’yla, nexa’yla, ülkelerimizden yetişecek başka oyuncularla oynamak isterim.

Espor kariyerin dışında hayatta nelerden zevk alıyorsun? Hobilerin neler?

Çok fazla boş vaktimiz yok. Birçok turnuvaya seyahat ediyoruz. Turnuva olmadığında da antrenman yapıp bir sonraki turnuvaya hazırlanıyoruz. İşimi ve işimle ilgili her şeyi yapmayı seviyorum. Ama boş vaktim olduğunda bazen futbol oynamayı, kız arkadaşımla, arkadaşlarımla, NiKo boş olduğunda onunla gezmeyi ve ailemle vakit geçirmeyi seviyorum. Bu kadar diyebiliriz.

Espor dışında veya emekli olduktan sonra hedeflerin var mı?

Geçen sene üniversiteyi bitirdim, bu yüzden hayatımda son dört senemde çok önemli iki şey yaptığımı söyleyebilirim. Ama şimdilik sadece Counter-Strike’ı düşünüyorum ve ona odaklıyım. Tabii ki ileride kariyerimi bitirdiğim zaman koçluk yapmayı düşüneceğim. Çünkü tecrübemle ve insanlarla çalışma şeklimle çok iyi bir koç olabileceğimi düşünüyorum.

Nexa ile uzun süredir birlikte oynuyorsunuz. Onunla nasıl bir ilişkin var?

Nexa ile ilk defa bir Sırp mix takımında oynamıştık ve birkaç defa oynadıktan sonra birbirimize dedik ki, “Biz harika bir ikiliyiz, birlikte oynamalıyız.” Sonrasında ben iNation’da, nexa ise başka bir Sırp takımda oynadı. O da bir süre sonra iNation’a geldi ama iki ay geçti ve kassad’la birlikte Renegades’ten teklif aldılar ve gittiler. Bu belki de bir hataydı ama her zamanki gibi onun için mutluydum.

Daha sonra Avrupa’ya geri döndü ve EspiranTo ile bir takım kurdular, NeilM de koçtu. Imperial takımıyla iyi bir iş çıkardılar ve birkaç ay sonra konuştuk ve “Zamanı geldi.” dedik. İkimiz de mutluyduk ve tabii ki Valiance ve CR4ZY de harika anılarımız oldu. Ve şu anda hala G2’da birlikteyiz ve birlikte çalışmaktan zevk alıyoruz. Oyun içinde ve dışında, her zaman kardeş gibiyiz, hep birbirimize yardım edip daha da iyi olmamız için uğraşıyoruz.

Valiance ve CR4ZY’deki dönemin hakkında konuşabilir misin? Onlarla geçirdiğin dönemde oyunculuğun nasıl değişip gelişti?

Valiance’ta önceden tam Sırp kadromuz vardı ve sıfırdan başladık. Başlarda kadro NENO, DJOXiC, LETN1, emi ve bendim. Bu kadroyla iNation ve Binary Dragons’da oynadık ve son olarak Valiance’la anlaştık. Büyük bir aile gibiydik, başlarda çok zor olsa da, sonunda büyük başarılara imza attık.

Bu kadroyla yapabileceklerimizin limitine geldiğimizi anladığımızda ve değişiklik yapmak istediğimizde, uluslararası kadro kurmayı tercih ettik ve nexa, EspiranTo ve Ottond’u kadroya kattık. Bu uluslararası kadronun başında, yani kadroyu kurduktan bir ay sonra, şanssız bir şekilde IEM Katowice Major’ına katılma hakkı kazanamadık. ENCE ve Vitality’e karşı önde olduktan sonra kaybetmek içler acısıydı. Ama çok çalışmaya devam ettik ve Berlin’deki Major’da olacağımızı söyledik birbirimize.

Bildiğini üzere bunu başardık. Avrupa Minor’ünde fnatic, North ve diğer birçok güçlü takımı geçebilmek çok zordu ama qualify olmayı başardık. Ve Major’da da iyi Counter-Strike oynadık ve neredeyse Legends Stage’e ilerlemeyi başarıyorduk.

Her oyuncuyla birlikte çalışıyordum ve hepsi bana bu süreçte yardımcı oldu.

G2 transferiniz nasıl gerçekleşti? Başka teklifler de var mıydı?

Son Major’dan sonra nexa ile bolca teklif aldık. Birimiz için, ikimiz için, tüm takım için teklifler vardı. Ama nexa ve ben G2’nun bizim için en iyi seçenek olduğuna karar verdik ve bunu istedik. G2 teklifi geldikten sonra pek düşünmedik açıkçası.

G2’daki takım arkadaşların, ilk birkaç ay içinde, Fransızcadan İngilizceye geçişte zorlandılar mı? Takıma ilk katıldığından beri hem senin hem de onların iletişiminde nasıl bir gelişme oldu?

Başta hepsi için biraz zordu bu ama bu normal. Zaten iki, üç hafta oynadıktan sonra kennyS, AmaNEk ve maleK iletişim konusunda çok sorun yaşamadı. kennyS ve maleK oyun içi ve dışında çok iyi İngilizce konuşuyor, ve bildiğiniz üzere, AmaNEk, Misfits takımında oynamıştı, yani İngilizce konuşmak onun için yeni bir şey değil. JaCkz ile hala çalışıyoruz, ona yardım etmeye çalışıyoruz ve her geçen gün iyileşiyor, özellikle önemli olan oyun içi iletişim konusunda. Her hafta daha iyiye gidiyor.

G2’da yıl sonuna doğru hayal kırıklığına sebep olan bazı sonuçlar almıştınız. Koçuyla oynayan mousesports’a karşı cs_summit finalinde ve Pro Lig Finallerinde ATK’a kaybetmiştiniz. Bunlar takımı mental olarak nasıl etkiledi? Bunun hakkında konuştunuz mu?

Evet, herkes bizim yeni bir takım olduğumuzu bilmeli. Antrenman yapmak ve hazırlanmak için çok fazla vaktimiz olmadı. İlk bootcamp’imizi geçen hafta yaptık. Üç ayda yaklaşık 70 resmi harita oynadık ve 6-7 turnuvaya katıldık. Ve bu yüzden aynı zamanda ve aynı turnuva içinde hem iyi hem de kötü oynamamız doğal. Örneğin Astralis’i 2-0 yenmek için üç maç puanımız vardı ama bir sonraki gün ATK’a yeniliyorduk.

Tabii ki bu konuyu bolca konuştuk ve elimizden geldiğince düzeltmeye çalıştık ama çok vaktimiz yoktu. Mousesports’a karşı Rejin’le oynadığımız son harita Tren çok üzücüydü ve unutması zor. Ama hemen bir hafta sonra Malta’daki Champions Cup’ı kazandık ve her şey yoluna girdi.

2020 için kişisel hedefin nedir? HLTV’nin Top 20 listesinde yer almak gibi bir hedefin var mı mesela?

Hedefim her gün daha çok çalışarak daha iyi olmak. Bir G2 oyuncusu olarak, sadece bir sonraki maçı nasıl kazanabileceğimizi düşünüyorum. Fazla ilerisini düşünmüyorum. Maçtan maça, turnuvadan turnuvaya… Kişisel olarak, takım arkadaşlarıma yardım ederek daha iyi bir takım olmamıza çalışıyorum ama aynı zamanda tabii ki Top 20 listesinde yer almak isterim. Ama en önemli şey takım, çünkü takımsız hiçbir şey yapamazsınız.
NoitacoL, Wednesday, 05/02/20 07:13
 
comments (0)
 
 
No comments yet.
 
 
Information:
  • info write comment not allowed